Sayfalar

8 Ekim 2013 Salı

Değişken Modlar


"İşte geldim buradayım! Ben her moda girmekte ustayım!" diyerek başlayayım yazıma...

Artık İstanbul'dayız.

Eylül aynın son haftasında, son derece gecikmiş olarak Bodrum'a gittik. Ohh dünya varmış diyerek iki hafta boyunca hasret giderdik.
Denizle, kumla, balıkla, rakıyla, domatesle, uykuyla, temiz havayla, filmle, müzikle...

Hava sıcak oldu; ne güzel yaz tatili yapıyoruz, denize girip güneşleniyoruz dedim.
Hava bozuldu, kapandı; bu da güzel, bulutları seyrederiz, kocaman dalgaları izlemenin tadını çıkarırız dedim.
Hava işi iyice azıttı, tam balkonda kitap keyfi yapıyorum derken, tepemden aşağı sağnak yağmur boşalttı; neyse, çamaşırları zamanında kurtardık bari, hem yağmur seyretmek gibisi var mı dedim.
Sonra hava buz kesti. Tek kelimeyle iliklerimize işleyen bir fırtına ile cebelleştik günlerce. Kasım ayında burada olamayacağım diye üzülüyordun, al sana ekim ayında kasım havası! Hem nasılsa en soğuk havada içimi ısıtacak canım kocam, iki tüylü yaratığım ve battaniyelerim var. dedim.

Sonra günler bitti. Her güzel süreç gibi, mutlulukla ama çarçabuk, hızla uçtu gitti. 
Neyse, hava da çok soğumuştu, daha kalsaydık hasta olurduk dedim.
Hava açacak, hem de siz döndükten hemen sonra! dediler... İçim inceden sızladı biraz ama kafamı dik tuttum, yüzümde kocaman bir gülümseme; olsun ben evimi özledim! dedim.

Şimdi evimdeyim. 
Hala ara ara kulağıma dalga sesleri geliyor. Burnuma da denizin kokusu. 
Bu sabah, kahvaltıda zeytinimize ve domatesimize Gümüşlük yolundan aldığımız köy zeytinyağından döktüm...  Ekmeği o zeytinyağına bandırıp ağzıma attım, gözlerimi kapattım ve  anında yazlıktaki balkonda buldum kendimi.
Bak, dedim, Bodrum'u ayağına getiriverdin işte.

Pollyanna mısın? derseniz...
Aslında hiç değildim bir süre öncesine kadar. Deşelerdim her şeyi, boş tarafına bakardım bardağın. Çabuk üzülür, kolay gerilirdim.
Ama ne fayda?.. Kendini hırpalamaktan başka hiç bir şeye yaramıyormuş.
Halbuki, her şeyin bir güzel tarafı var şu hayatta. 
Hava kapadıysa, planlar terse döndüyse, tatil bittiyse ne olmuş?
Sağlığım yerinde mi, sevdiklerim yanımda mı? 
Yüreğimde umut ve heyecan hissediyor muyum her gelen güne dair? 
Hayallerim, projelerim, planlarım var mı?
E o halde, her gün, her koşul güzeldir.
Hem de çok güzel!

Bodrum'dan ayrıldık,  yuvamıza kavuştuk. 
Hepsinin tadı başka.
Ben tam bir mod insanıyım sanırım ve o yüzden de böyle mod bukalemunuyum işte.
Buna dair de yazarım sonra.

Şimdi kaçıyorum.
Bodrum fincanlarımla İstanbul kahvesi içeyim biraz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...