Sayfalar

15 Temmuz 2012 Pazar

Türkbükü Plajında Saçlara Fön



Bugün annemle sohbet ederken konu mayolara, bikinilere ve eğer onunla yanarsan, üstüne patates baskı yapılmış hale geleceğin mayokinilere geldi. Kadınların aslında onlarla yanmadığından, gölgede boy gösterip, gösteriş yaptıklarından söz ettik.
Bunun üzerine annem şöyle bir şey söyledi:
- Türkbükü plajlarında artık kuaför de varmış, denizden çıkanların saçlarına fön çekiyorlarmış.
Şaşaladım tabii bunu duyunca, yanlış anladım sandım.
- Anlayamadım? Nasıl yani fön çekiyorlarmış?
- Denizden çıkanların saçlarını yapıyorlarmış, yapılı saçla güneşlensinler diye.
- !!!

Yok artık o kadar da olamaz diye düşündüm, resmen üstümden bir serinlik geçti. Merakıma yenildim ve hemen internetten bu haberi veren magazin programının kaydını buldum, izledim. EVET! Doğruymuş!...  Kuaförler kuma dükkan açmış resmen, denizden çıkanı oturtuyorlar, oracıkta kızların, teyzelerin saçlarını fönlüyorlar harıl harıl. Niye? Denizde bozulan saçlar şekle girsin, ablalar daha bakımlı, daha güzel güneşlensinler diye.

Hani plajdan çıkınca acil yemeğe gideceksindir, eve/otele uğramaya vaktin yoktur, fönletiverirsin saçlarını. Ama "yapılı" saçla güneşlenmek? 

Vallahi pes! 

Elin saçından başından sana ne diyebilirsiniz, haklı olarak. Evet belki bana ne. Ama ben senelerdir zaten bu plajda plaj ruhu yerine konken partisi ruhunu yaşayanlara sinir oluyorum. Mayokini giyerler, pişe pişe ortalıkta salınırlar, denize girmezler, ıslanmazlar, iskelede yatar da yatarlar. Denize girenler, başını sokmazlar. Dükkan soymuşçasına bolca ve kocaman kocaman kolyeler takarlar ki zaten o kolyelerle denize girdikleri anda batarlar ve hiç bir babayiğit dalgıç kaldırıp çıkaramaz onları! Kardeşim senin plajda işin ne? Bir süs havuzu yaptır, etrafında otur dedirtirler insana. Zavallıcık ne diye boşuna kavruluyorsun sıcakta! Lafın özü, sinir oluyorum ben bu kasıntılara! Bir de bugün bu kuaför olayını duydum, artık güleyim mi, ağlayayım mı şaşırdım vallahi.

Sırf saçlarımdaki tuz kokusunu duymak ve kollarımda bıraktığı ince beyaz çizgileri seyredebilmek için denizden çıkınca duş almayan bir insanım ben! (Evde alıyorum tabii, güneşlenmekten bahsediyorum.:) Kafam pişmesin diye saçlarımı özellikle ıslak bırakan, üstüme yapışan kum taneciklerine keyifle dokunan, kızıp piştikçe cup cup denize atlayan, denizden çıkınca kuaföre koşmak yerine, saçlarımın su damlaları sırtıma akarken, mis gibi çayımı yudumlayan bir insanım.
Saçlarımın denizden ve rüzgardan etkilenmiş salaş haliyle kendini daha güzel, daha doğal, daha yazı yaşayan ve daha plajda hisseden bir insanım! Kısacası olduğum yere göre davranıyorum, daha fazlası değil. Acaba onlar nerede olduklarını zannediyorlar, bunu çok merak ediyorum.

Plajda denize girilir. Saçlar ıslanır, kurur, bir daha ıslanır. Tuzlanırsın, kumlanırsın. İstersen duşunu alır, kumlarını, tuzunu akıtırsın. Kitap okursun, müzik dinlersin, uyursun...  
Plajda tavla oynanır, okey oynanır, frizbi oynanır, sohbet edilir. Plajda çay içilir, bira içilir, kola içilir, dondurma yenir, midye dolma yenir. Ve daha bir sürü şey yapılır.
Ama plajda, kumun ortasında fön çektirilmez. Denize girip çıkıp da, sırf güneşlenirken güzel görünmek için saç yaptırıyorsanız, o zaman siz gerçekten bir tuhafsınız arkadaşım!... 

Kumların ortasında o haldeyken ne kadar komik göründüğünüzün de mi farkında değilsiniz ah kardeşim, ah ablacığım?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...