Sayfalar

10 Ocak 2012 Salı

Yeni Yıl Karar(sızlık)ları

Yeni yıl, yeni kararlar alma zamanıdır. En büyük motivasyon, şevk ve güç yılın bu zamanında gelir yapışır insana. Hani öyle ki, yeni planlar yapmayanı döverler.

Aralık, planların yapıldığı ay; ocak ise bu planların uylulanmaya çalışıldığı aydır. 

Şubatın başında kendini gösteren gevşeme hissi, bu ayın sonunda yerini Amaaan neyse yaa, sonra yaparım ben bunları.. Önümüzdeki ay yine denerim. Ya da önümüzdeki sene. Ya da bir sonraki sene.. Neyse işte, ölmeden önce bir gün.. şeklinde kendini kandırmacalara bırakır. 

Mart ise hafıza kaybının yaşandığı aydır. 

Yeni yıl kararları mı? O da ne yahu, ben öyle bir karar almadım ki! Allah allah hiç hatırlamıyorum!

Çoğu kişide durumun böyle olduğuna eminim. 

Ama ben böyle değilim. Hiç olmadım.

Bana aferin mi? Tabii ki hayır.

Zira ben değil marta; şubata bile varamadan, daha ocak ayının başında hafıza kaybı evresine geçen insan türündendim.

Ve her sene, uygulanamayan aynı kararları tekrar tekrar listeye sokan ve yine yine yine çuvallayan azimli kişiydim. 

Bu konuda aferini hak ediyorum ama. Çünkü koca dünyada değişmeyen tek bir şey kalmadı ama benim birkaç tane yeni yıl kararım demirbaş gibi kazık çaktılar listeme. 

Yok, olmuyor, sen bunları beceremiyorsun demek de yok! Yeni yılın ruhuna aşık bir kişilik olarak, her seferinde yeni bir umutla yazıyordum aynı birkaç maddeyi. 

Artık kalem bile ezberledi ne yazacağımı, ben elimi kaldırmadan o yazmaya başlıyordu neredeyse!

Ama bu sene, nihayet, yetti beah! moduna geçtim. Çünkü baktım olacak gibi değil. 
Resmen sıkıldım kendimden. İşin rengi, azimlilikten salaklığa kaymaya başlar gibi yaptı. Hatta kaydı diyelim.

O birkaç maddeyi önüme koydum. Ben bunları neden yeni yılda uygulamaya başlayayım ki dedim. 

Belli ki bu ocak ayı ile bizim yıldızımız barışmıyor, mayamız tutmuyor kardeşim. Ocak oğlu ocakta ne varsa, benim bu kararları uygulamama engel oluyor, ayağıma çelme takıp duruyor!

Hal böyle olunca, sen misin bana mani olan, bak ben sana ne oyun yapacağım dedim.

Ve normalde yeni yılda uygulamaya başlayıp da çuvalladığım bütün o maddeleri, eski yıldan uygulamaya başladım!

Böylece o maddeler benim yeni yılda yapacağım şeyler olmaktan çıktı; yeni yıla yapıyor olarak girdiğim şeyler halini aldı!

Ve oldu! 

Döngüyü kırdım. Onları listenin demirbaşları olmaktan kurtarıp, hayatımın parçaları haline getirdim. 
Sevgili yeni yılıma da bu kararlarıma çoktan alışmış olarak merhaba demiş oldum. 

Kapı arkasında ayağıma dolanmayı bekleyen ocak ayını da epeyce şaşırttım! Ağzı açık bakakaldı.

Kesinlikle tavsiye ederim. 

Doğum günümden sonra 50 kilo olacağım demeyin. Doğum gününüze 50 kilo girin. Ya da bilmemne tarihinden itibaren pozitif düşünmeye başlayacağım demeyin, o tarihte çoktaaan bunu başarmış bir insan olun. 

En azından deneyin. 

Yoksa bu maddeler çok fena demirbaş oluyor ve ciddi şekilde ağrı, ağırlık, kaşıntı, bulantı, baş dönmesi halini alabiliyor!

Demedi demeyin.


Fotoğraf: Gökkuşağı Dosyası

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...